26 Mayıs 2012 Cumartesi

VICTOR HUGO'dan Güzel Bir Alıntı



Yeryüzünde güzel, zorunlu olandır. Dünyada şundan daha önemli pek az uğraşı vardır: Sevimli olmak. Sinekkuşu olmasaydı orman pek üzülürdü. Neşe saçmak, mutluluk yaymak,karanlık şeyler arasında bir ışık sızıntısına sahip olmak, hayatın yıldızı olmak, ahenk olmak, incelik olmak sevimlilik olmak...bütün bunlar size hizmet etmektir. Güzellik güzel olduğu için bana iyi gelir. Falan yaratıkta bütün çevresinde bulunanlar için sevinç kaynağı olma gücü vardır; Varlığı aydınlatır, yakınlığı ısıtır; o geçer, kıvanç duyarsınız; durur, mutlu olursunuz; ona bakmak yaşamaktır. O yaratık insan yüzlü bir şafaktır; orada bulunmaktan başka bir şey yapmaz ama, o kadar yeter. Evi cennete çevirir, bütün gözeneklerinden bir cennet fışkırır. Bu kendinden geçmeyi, soluk almaktan başka bir güçlüğe katlanmadan, herkese dağıtır. Bilinmez nasıl, bütün canlıların ortaklaşa sürükledikleri muazzam zincirin yükünü azaltan bir gülüşü olmak -size ne diyebilirim daha başka ?-
bir kelimeyle, Tanrısal birşeydir bu. 

deniz işçileri -üçüntü kitap,bölüm 1

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Başlıksız

Bakıyorumda artık akşamları konuşamaz olduk Sabiha ile
Eskiden ne güzeldi akşamlar,
Şöminenin yanında korku dolu öyküler anlatıp anlatıp birbirimize sokulurduk.
Her akşam bir kez daha aşık oluyorduk birbirimize her akşam bir kez daha seviyorduk.

Pencereden hafif bir esinti duygularımızı okşuyordu ta derinlerdekileri hemde..
Ağzımızda samsun sigarası çektikçe çekiyorduk , sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi doyasıya, ölesiye.

Şömine parlıyordu kenarda gökteki ateş aynalarına eşlik ediyordu kendince.
Belkide şömine bile aşıktı yıldızlara.
Tıpkı bizler gibi , susarcasına.

Sabiha, Sabiha yaman kadın.
Eli maşalı , cadoloz ama bir  o kadarda ürkek ve sevecen .
İşte böyle birşeydi '' o '' .


25 Nisan 2012 Çarşamba

Babil Yolculuğu

Dingindi artık ruhum
Ak pak bulutların arasında kulaç atarken bedenim
Kafamda tuhaf hayaller ile babil üzerinde uçuyorum
O asma bahçeler , o kuleler ...
Her an daha bir şanlanıyordu babil surlarıyla .

O mistik havasını hiç kaybetmeden
Tüneller , mezarlar , kuyular , kaleler
Daha nice şeyler aştım .
Vay be bütün bunları sadece senin içinmi yaptım ?
Ta İstanbul'dan geldim bulutların üzerinde uçarak ,
Martılarla beraber kanat çırparak .
Tanrım ne güzel bir rüyaydı bu kim bilir kaç gün uyumuşum ..


Aras Alp

18 Nisan 2012 Çarşamba

Ah Be Kardeşim

Ah be kardeşim , sat anasını dünyanın .
Giderken birşey götüremediğimiz fani hayat.
Bir çok şeyleride alıyor bizden.

Ah be sevgili şair , üzülme gitti diye.
Başkası çıkar , çıkar elbet .
Seni avuturmu yada gideni unuttururmu bilmem ama
Onu sevindireceğinden eminim.

Aras Alp

27 Mart 2012 Salı

İlk Söz

İnsanlar , ey insanlar !

Kulak verin yeni şaire , o yeni yetme .
Bücür , paçoz , yırtık pırtık , yaralı bereli
Şaire .
Dinleyin uzaklardan gelen O ' nu .
Kimbilir ne diyor yine ?
Yada kimbilir ne zırvalıyor tekrar tekrar.

Yıldızlara arkadaşlık ettiğimiz dünyada
Bu tuhaf adamda kim ?
Ne kadar uzaktan gelmiş ?
Kimin nesidir ki acep ?

Emre YAZICI

Ortadakiler

Ortada bir çok şey var
Ortada birçok sorun
Ortada birçok keder , üzüntü
Ortada bir çok başarısızlık , yenilgi
Ortada keder , tasa
Ortada biz vardık
Sen ve ben
Eteğin uçuşuyorsu rüzgarda
Saçların dalgalanıyordu
Ve
Buz mavisi dişlerin
Parlıyordu birer elmas gibi ...

Emre YAZICI