21 Temmuz 2013 Pazar

Duvar ve Biz


bana mavi bir duvar versinler gökyüzü mavisi değil
başka bir mavi hiç olmamış bir mavi.
işte bu maviden bir duvar, pürüzlü ve kupkuru
sana bir mavi duvar verdik, işte yaz bakalım

ilk önce hemen başlayamam yazmaya, dururum
belkide birini bekliyorumdur...
yazmak için boyayı ve fırçayı
ve, geldi boya ve fırça.

başladım yazmaya, bizi yazıyorum
aynı olan bizi, biz hem sen hemde ben olmuşuz.
işte böyle yekpare bir yazı yazıyorum
dolduruyorum duvarı.

ağır yazıyorum, yavaş ve hüzünlü
sanki bir yaraya pansuman yapar gibi
sanki bizim yaralarımızı kapatacak gibi yazıyorum
boydan boya dolduruyorum bizi duvara.

siyah boya ne kadar uygun bize
ne kadar karanlık ve soğuk bir renk değil mi ?
evet evet hiç bir renk
bizi bu kadar anlatamazdı, vallahi inanmam.

duvara gözlük çiziyorum kalın çerçeveli
gözlüğü alıyorum gökyüzüne bakıyorum.

duvara bir kız resmi çiziyorum
işte bak bu bizim kızımız.

duvara bir dünya çiziyorum içinde mavi bir duvar...
ve ağlayan bir kadın
gözyaşarı kırmızı rujuna kadar inmiş
ağlıyor.

çizdiğim dünya bir başka,
duvarın içinde duvar
benim içimde sen varsın.

Emre YAZICI

Ne Yapmaya Çalışıyorum ?


Bazen bir düzen gereklidir. Eğer bir şey eskimiş yada yıprandığını hissettiniz ise ufak dokunuşlarla tekrar çok iyi duruma gelebilir.

Hayatta böyledir.
Hep demezmiyiz küçük şeylerle mutlu olmasını bilmeliyiz diye. İşte tamda bu şekilde.
Okulum bitti ve kendimi inanılmaz derecede yalnız hissediyorum, arkadaşlarım bana yüz çevirmediler ama hiç yakında değiller. Kimse yakın değil. Yalnız olduğum için kendime ve çevreme yalan söylüyorum. Türlü yalanlar. Sonucunda hep hüzün. .

Bazı arkadaşların aklından geçiyordur, '' ulan bu iki kelime bişeyler karalamış diye kendini yazar sanan ergenlerin başına mı geliyo hep böyle şeyler ''  yok herkesin başına geliyor aslında ama kimse bunu tutupta bir bloga yazmıyor.

Gizemli, melenkolik takılmaya çalışan. Para ve seks için ölmeye hazır gençlerden değilim. Kibirli olduğum için bunları buraya yazmıyorum. Kendimi övmüyorum. Ama insanlarında bazı şeylerin farkında olmaları lazım artık. Bir toplulukta otururken konuşma sırası bana geldiğinde ilk olarak bunlardan bahsediyorum, çünkü dünya iyice bozuldu. Artık kimse kendisi gibi olmak istemiyor. Hep bi ispatlama çabaları.

Arkadaşlar ben ne desem boş ama inanın bazı insanlar daha boş. Bu dünyada kültür - sanat, spor, renkler gökyüzü ve denizde var. Dünyaya farklı perspektiflerden bakmayı öğrenmeliyiz. Zaten popüler kültürün etkisi alında kalan insan en fazla 3 - 4 yıl dayanabiliyor. Sonra çeşitli piskolojik problemler boy göstermeye başlıyor.

Hayatımızı değiştirmeye önce kendimizden başlayalm emin olun değişiklikler ufak ama büyük değişikliklerdir. Bunu yapmak size hayatta farklı pencereler açacaktır.

Kimseyi kurtarmaya çalışmıyorum, kimseye birşey empoze etmek, ideoloji yüklemek, dinini değiştirmek vs. istemiyorum. Sadece biraz kendimize gelmemizi diliyorum.

2 Temmuz 2013 Salı

Neden Acaba ?

Şiir nasıl başlanacağı belli olmayan hatta nasıl devam edileceği bile belli olmayan bir edebi türdür. Canınız her istediğinizde şiir yazamazsınız (ben yazamıyorum). Daha doğrusu yazabilirsiniz ama bence kaliteli bir şiir ortaya çıkmaz. Çünkü şiir yazmak roman yazamak gibi birikim isteyen bir yazın türü değildir. Genelde bir yerlerden bir şekilde esinlenerek hatta bazen ; bir kokudan, bir sesten yada bir resimden etkilenerek bir anda ortaya çıkabilen bir eserdir.

Bende yukarıda anlattığım gibi yazıyorum. Şiir yazmak için kendimi hiç zorlamam. Çünkü zamanı gelince kendiliğinden yazılıyor zaten.

Ama anlayamadığım bir şey var.
Neden şiir yazarken hep içine bir sevgili ile alakalı birşeyler sıkıştırıyorum. Daha doğrusu ben sıkıştırmıyorum kendiliğinden oluyor. 
Sabah kalktım dağlar, kırlar derken birden bi baktım sen ben karışmış şiirin içine.

Neden acaba ?


Aras Alp

26 Mayıs 2012 Cumartesi

VICTOR HUGO'dan Güzel Bir Alıntı



Yeryüzünde güzel, zorunlu olandır. Dünyada şundan daha önemli pek az uğraşı vardır: Sevimli olmak. Sinekkuşu olmasaydı orman pek üzülürdü. Neşe saçmak, mutluluk yaymak,karanlık şeyler arasında bir ışık sızıntısına sahip olmak, hayatın yıldızı olmak, ahenk olmak, incelik olmak sevimlilik olmak...bütün bunlar size hizmet etmektir. Güzellik güzel olduğu için bana iyi gelir. Falan yaratıkta bütün çevresinde bulunanlar için sevinç kaynağı olma gücü vardır; Varlığı aydınlatır, yakınlığı ısıtır; o geçer, kıvanç duyarsınız; durur, mutlu olursunuz; ona bakmak yaşamaktır. O yaratık insan yüzlü bir şafaktır; orada bulunmaktan başka bir şey yapmaz ama, o kadar yeter. Evi cennete çevirir, bütün gözeneklerinden bir cennet fışkırır. Bu kendinden geçmeyi, soluk almaktan başka bir güçlüğe katlanmadan, herkese dağıtır. Bilinmez nasıl, bütün canlıların ortaklaşa sürükledikleri muazzam zincirin yükünü azaltan bir gülüşü olmak -size ne diyebilirim daha başka ?-
bir kelimeyle, Tanrısal birşeydir bu. 

deniz işçileri -üçüntü kitap,bölüm 1

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Başlıksız

Bakıyorumda artık akşamları konuşamaz olduk Sabiha ile
Eskiden ne güzeldi akşamlar,
Şöminenin yanında korku dolu öyküler anlatıp anlatıp birbirimize sokulurduk.
Her akşam bir kez daha aşık oluyorduk birbirimize her akşam bir kez daha seviyorduk.

Pencereden hafif bir esinti duygularımızı okşuyordu ta derinlerdekileri hemde..
Ağzımızda samsun sigarası çektikçe çekiyorduk , sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi doyasıya, ölesiye.

Şömine parlıyordu kenarda gökteki ateş aynalarına eşlik ediyordu kendince.
Belkide şömine bile aşıktı yıldızlara.
Tıpkı bizler gibi , susarcasına.

Sabiha, Sabiha yaman kadın.
Eli maşalı , cadoloz ama bir  o kadarda ürkek ve sevecen .
İşte böyle birşeydi '' o '' .


25 Nisan 2012 Çarşamba

Babil Yolculuğu

Dingindi artık ruhum
Ak pak bulutların arasında kulaç atarken bedenim
Kafamda tuhaf hayaller ile babil üzerinde uçuyorum
O asma bahçeler , o kuleler ...
Her an daha bir şanlanıyordu babil surlarıyla .

O mistik havasını hiç kaybetmeden
Tüneller , mezarlar , kuyular , kaleler
Daha nice şeyler aştım .
Vay be bütün bunları sadece senin içinmi yaptım ?
Ta İstanbul'dan geldim bulutların üzerinde uçarak ,
Martılarla beraber kanat çırparak .
Tanrım ne güzel bir rüyaydı bu kim bilir kaç gün uyumuşum ..


Aras Alp

18 Nisan 2012 Çarşamba

Ah Be Kardeşim

Ah be kardeşim , sat anasını dünyanın .
Giderken birşey götüremediğimiz fani hayat.
Bir çok şeyleride alıyor bizden.

Ah be sevgili şair , üzülme gitti diye.
Başkası çıkar , çıkar elbet .
Seni avuturmu yada gideni unuttururmu bilmem ama
Onu sevindireceğinden eminim.

Aras Alp